top of page

connected(!)cities

Bir kenti kent yapan ilişkilenme biçimleri yok olduğunda o kent hiçliğe gitmez.

Yok olmak ile hiçlik arasında bir zamanlama meselesi var.

Uzun zamandır aklımda bu.

Hiçlik önce yokluk sonradır denir. 

Bir kentin yokluğundan sonra bellek devreye girer.

connected (!) cities biraz da kent belleğinde kendimi konumlandırma arayışı.

 

Var olan kent algısının farkına varma, onu eşleştirme, reddetme,

tanıma ve ondan kopma hallerinin tasvirleri.

 

Bu tasvirler zaman zaman duygulanımların kendisi oluyor.

Anlardan çok süreçler toplamı.

 

Resmetme süreci ile ilgili ise John Berger’in tanımladığı iki eylem var.

Benim payıma bizi birbirimize bağlayan,

birbirimizden koparan,

bağımlı olduğumuz ve bize bağımlı olan

kentlerin çeşitli varyasyonlarını üretme eylemi düşüyor.

İkincisi ise onlara bakılma eylemi.

İzleyici ile var oluyor…

bottom of page